Hesaplarının güvenliği, çoğu zaman tek bir zayıf halka yüzünden bozulur: her yerde kullanılan aynı şifre. Bir sitenin veritabanı sızdığında, oradaki şifre ve e-posta eşleşmeleri otomatik programlarla binlerce başka sitede denenir. Şifren aynıysa, hiç duymadığın bir sitenin hatası e-postanı ya da banka hesabını tehlikeye atabilir.
İyi haber şu: hesaplarını korumak için bir güvenlik uzmanı olmana gerek yok. Üç alışkanlık riskin büyük kısmını ortadan kaldırır.
1. Her hesap için farklı bir şifre
En önemli kural budur. Şifren ne kadar karmaşık olursa olsun, birden fazla yerde kullanılıyorsa en zayıf sitenin güvenliği kadar güçlüdür. Elbette onlarca farklı şifreyi akılda tutmak mümkün değil; bu yüzden ikinci adım şart.
2. Bir şifre yöneticisi kullan
Şifre yöneticisi, tüm şifrelerini tek bir ana şifreyle korunan şifreli bir kasada saklayan uygulamadır. Senin yerine güçlü ve rastgele şifreler üretir, giriş yaparken otomatik doldurur. Hatırlaman gereken tek şey ana şifredir.
- Tarayıcıların ve telefonların kendi şifre yöneticileri (Google Şifre Yöneticisi, Apple Şifreler gibi) çoğu kişi için iyi bir başlangıçtır.
- Bağımsız şifre yöneticileri farklı cihaz ve tarayıcılar arasında çalışır. Örneğin açık kaynak kodlu Bitwarden'ın ücretsiz bir sürümü vardır.
Şifre yöneticisi aynı zamanda sahte sitelere karşı da korur: kayıtlı şifreni yalnızca doğru adreste doldurur. Bir "banka" sayfasında otomatik doldurma çalışmıyorsa, adresi iki kez kontrol etmek için iyi bir sebeptir.
Ana şifre nasıl olmalı?
Ana şifre ve hatırlaman gereken diğer birkaç şifre için en iyi yöntem, rastgele seçilmiş birkaç kelimeden oluşan uzun bir parola cümlesidir. Örneğin "dolap-yağmur-kalem-tavuk-deniz" gibi beş rastgele kelime, "Ali1985!" gibi kısa ve karmaşık görünen bir şifreden hem çok daha güçlü hem de daha kolay hatırlanır.
Kaçınman gerekenler: doğum tarihleri, isimler, takım adları, klavyedeki sıralı tuşlar (123456, qwerty) ve bir kelimenin sonuna rakam eklemek. Bunlar şifre kırma programlarının ilk denedikleridir.
3. İki adımlı doğrulamayı aç
İki adımlı doğrulama (2FA), şifrenin yanında ikinci bir kanıt ister: telefonuna gelen bir kod, bir uygulamadaki onay ya da fiziksel bir güvenlik anahtarı. Böylece şifren çalınsa bile, saldırgan telefonuna erişemediği sürece hesabına giremez.
İkinci adım için birkaç yöntem vardır. Güvenlik sırasına göre:
- Geçiş anahtarları (passkey) ve fiziksel güvenlik anahtarları: En güçlü seçenektir; sahte sitelere karşı da koruma sağlar.
- Doğrulama uygulamaları: Telefonundaki bir uygulamanın ürettiği altı haneli kodlar.
- SMS kodları: Hiç yoktan çok daha iyidir; ancak telefon numarasının başka bir SIM karta taşınması gibi saldırılara karşı daha zayıftır.
Önce en önemli hesaplarından başla: e-posta (çünkü diğer tüm hesapların şifre sıfırlama bağlantıları oraya gelir), banka, e-Devlet ve sosyal medya hesapların. Google, Apple ve büyük platformların hepsinde bu ayar hesap güvenliği bölümünde bulunur.
Geçiş anahtarları: şifresiz gelecek
Birçok site artık şifre yerine geçiş anahtarı ile giriş sunuyor. Geçiş anahtarı, telefonunda veya bilgisayarında saklanan ve parmak izin, yüz tanıma ya da ekran kilidinle açılan dijital bir anahtardır. Çalınabilecek ya da sahte bir siteye yazılabilecek bir şifre olmadığı için çok daha güvenlidir. Bir site bu seçeneği sunuyorsa denemeye değer.
Şifrem sızmış mı?
Have I Been Pwned sitesinde e-posta adresini yazarak bilinen veri sızıntılarında yer alıp almadığını kontrol edebilirsin. Çoğu şifre yöneticisi de kayıtlı şifrelerinin sızıntılarda görünüp görünmediğini otomatik olarak kontrol eder. Bir sızıntıda adın geçiyorsa, o sitedeki ve aynı şifreyi kullandığın diğer tüm sitelerdeki şifreni değiştir.
Kurtarma seçeneklerini unutma
İki adımlı doğrulamayı açarken sana verilen yedek kodları güvenli bir yere kaydet ve hesabına güncel bir kurtarma e-postası ile telefon numarası ekle. Telefonunu kaybettiğinde hesabına geri dönebilmenin yolu bunlardır.
Hesaplarını korumanın bir diğer yarısı da sahte mesajları tanımaktır. Bunu dolandırıcılık SMS'leri ve e-postaları yazımızda anlattık.