Kapının önüne bırakılan bir kap mama ya da bir kase su, bir sokak hayvanı için o günü atlatmak anlamına gelebilir. Ama iyi niyetle verilen her şey hayvanlara iyi gelmez. Bazı yiyecekler zehirleyicidir, bazı alışkanlıklar ise farkında olmadan hem hayvanlara hem de mahalleye zarar verebilir. Bu yazıda sokak hayvanlarına nasıl doğru yardım edebileceğini anlatıyoruz.
Not: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. Hasta veya yaralı bir hayvanla karşılaştığında bir veteriner hekime ya da belediyenin veteriner birimine başvurmak her zaman en doğrusudur.
Ne verilebilir?
- Temiz su: Özellikle yaz aylarında en değerli yardım sudur. Gölge bir yere bırakılan ve her gün tazelenen bir kase su çok şey değiştirir. Kışın suyun donmamasına dikkat etmek gerekir.
- Kedi ve köpek maması: Hayvanın türüne uygun hazır mama, ihtiyacı olan besinleri dengeli şekilde içerir. Kedilere kedi maması, köpeklere köpek maması vermek en doğrusudur.
- Sade pişmiş yiyecekler: Mama yoksa tuzsuz, baharatsız ve yağsız pişirilmiş tavuk ya da pirinç gibi yiyecekler geçici olarak verilebilir.
Neler verilmemeli?
Bazı yiyecekler kedi ve köpekler için zararlı, hatta zehirleyicidir:
- Çikolata ve kafeinli yiyecekler,
- Soğan ve sarımsak (pişmiş halleri ve bunları içeren yemekler dahil),
- Üzüm ve kuru üzüm,
- Pişmiş kemikler, özellikle tavuk kemiği (kırılarak ağız ve bağırsaklara zarar verebilir),
- tuzlu, baharatlı ve yağlı yemek artıkları,
- şekersiz sakız ve tatlılarda bulunan ksilitol gibi tatlandırıcılar.
Sıkça yapılan bir hata da kedilere inek sütü vermektir. Yetişkin kedilerin çoğu sütü iyi sindiremez ve ishal olabilir. Ekmek ise zehirli olmasa da hayvanın ihtiyacı olan besinleri sağlamaz; karın doyurur ama beslemez.
Beslerken dikkat edilmesi gerekenler
- Düzenli ve ölçülü besle: Aynı yerde, benzer saatlerde ve yetecek kadar mama bırakmak, hayvanların arasında kavga çıkmasını ve artıkların birikmesini önler.
- Temizliği unutma: Yenmeyen yiyecekleri ve plastik kapları topla. Artıklar haşere çeker ve komşularla sorunlara yol açar; bu da hayvanlara karşı tepkiyi artırabilir.
- Doğru yeri seç: Trafiğin yoğun olduğu yolların kenarı, apartman girişleri ya da oyun alanları yerine, sakin ve kimseyi rahatsız etmeyen bir köşe seçmek daha iyidir.
- Komşularla konuş: Mahallede hayvanlarla ilgilenen başka insanlar varsa birlikte hareket etmek, hem yükü paylaştırır hem de düzeni sağlar.
Yaralı veya hasta bir hayvan görürsen
- Hayvanı korkutmadan, güvenli bir mesafeden durumunu gözlemle. Korkmuş ve acı çeken hayvanlar ısırabilir veya tırmalayabilir.
- Bulunduğun belediyenin veteriner işleri birimine ya da belediyenin çağrı merkezine (birçok belediyede 153) haber ver. Konumu ve hayvanın durumunu net şekilde tarif et.
- Mümkünse yakındaki bir veteriner kliniğine danış. Hayvanı taşıman gerekiyorsa bir kutu ya da battaniye kullan.
Türkiye'de sahipsiz hayvanlarla ilgili temel düzenleme 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'dur. Kanun, sahipsiz hayvanlarla ilgili görevlerin önemli bir kısmını yerel yönetimlere verir; bu yüzden ilk başvuru noktası genellikle belediyedir.
Daha kalıcı katkılar
- Kısırlaştırma: Sokak hayvanı nüfusunun insani yollarla dengelenmesinin en etkili yolu kısırlaştırmadır. Belediyelerin ve hayvan hakları derneklerinin kısırlaştırma kampanyalarına destek olabilirsin.
- Barınak gönüllülüğü: Birçok barınak, temizlik, gezdirme ve sosyalleştirme için gönüllüye ihtiyaç duyar.
- Sahiplenmek: Bir hayvana kalıcı bir yuva vermek, yapılabilecek en büyük yardımdır. Bu kararı vermeden önce zaman, alan ve maddi sorumluluğu iyi düşünmek gerekir.
- Mama bağışı: Barınaklara ve mahalle gönüllülerine yapılan mama bağışları, düzenli beslenmeyi mümkün kılar.
Ekorama'da mama yardımı
Ekorama'da reklam geliri oluştuğunda bir bölümünü barınak hayvanlarına mama yardımına ayıracağız. Bağışlarımızı makbuz veren kurumlar aracılığıyla toplu olarak yapacak ve her birini belgesiyle Bağışlar sayfamızda yayımlayacağız.